Alerjik Rinit ve Tedavisi

yorumsuz
1.092
Alerjik Rinit ve Tedavisi

ÇOCUKLARDA ALERJİK RİNİT VE TEDAVİSİ
ALERJİ SEMİNERİNDEN İZLENİMLER;

Alerjik Rinit (AR) sık görülen bir hastalık olmasının yanı sıra burun tıkanıklığı, hapşırma, burun akıntısı, orta kulak, sinüs hastalıkları, uyku ve konsantrasyon bozukluğu gibi yaşam kalitesini önemli oranda bozan rahatsızlıklara yol açmaktadır. Özellikle olay kronikleştikçe yüzde anormal mimik hareketleri, burun çekme ve elin iç yüzüyle burunu yukarı kaldırma şeklindeki seronomilere yol açar, o kadarki burnun hemen üzerinde kemer şeklinde bir çizgi belirir.

Alerjik Rinit; alerjik konjonktivit, nazal polipozis ve astım bronşiyale ile birlikte seyredebilir. Bunlar için manifest bir bulgu olabilir.

SIKLIĞI; Geç çocukluk çağında pik yapar. Özellikle zengin endüstri toplumlardaki çocukların yaklaşık % 20-40’ı AR’ den muzdariptir. Geçen 40 yıl süresince endüstri bölgelerinde AR’ de önemli düzeyde artış olurken daha az sıklıkta fakir ve gelişmekte olan toplumlarda görülür oldu. Bunun sebebi daha az kimyasal ve alerjen partikülle temas olmasından kaynaklanabilir.

SEBEPLERİ; AR’ in ortaya çıkmasında iki faktör rol oynar; biri alerjene duyarlılık ve diğeri çevresel faktörlerin varlığıdır. AR mevsimsel veya yıl boyunca görülebilir. Solumayla alınabilen alerjenler her birinin temel sebebi olabilir. Mevsimsel tip AR(SAR) iyi tanımlanabilen bir dizi siklik alevlenmeler ile seyreder. Aksine Pareneal tip AR(PAR)’de ise yıl boyunca semptomlara sebep olur. Vakaların yaklaşık %20’si mevsimsel %40’ı yıl boyunca ve %40’da her iki türlüde ortaya çıkabilir. Ilıman iklimlerde, SAR’a sebep olan hava polenleri; baharda ağaç polenleri, yaz başında otlar ve yaz sonunda yaban otlarıdır. Yine en önemli alerjen taşıyıcısı hayvanları da unutmamak gerekir. Bunların içinde özellikle kedi ve köpeklerin salgılarında ve hava yollarında uzun yıllar kalabilecek alerjenlerin olduğu biliniyor. İyi havalandırılmamış ev ortamı, kiler gibi rutubetli alanlar ve güneş görmeyen bodrum katları Akar, küf ve diğer alerjenler için uygun ortam oluşturur.

KLİNİK BULGULAR: AR’ in semptomları sıklıkla gözden kaçırılan ya da yanlışlıkla solunum yolu enfeksiyonlarına atfedilen semptomlardır. Daha büyük çocuklar burun tıkanıklığı ile birlikte burun çekmeye eğilimlidir.
Burnun karıştırılması, ani burun çekme anormal yüz hareketleri, yüz buruşturma ve nazal kaşıntı meydana getirir. Sonuçta burun kanamasıyla sonuçlanabilir. AR’ li çocuklar sıklıkla alerjik selam yaparlar. Burnun avuç içi ve parmak uçlarıyla yukarıya kaldırılması; bu manevra burun sırtında nazal çıkıntı doğurur. Tipik yakınmalar burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve konjonktival irritasyondur. Semptomlar alerjenle daha büyük oranda karşılaşma ile artar. Hastaların doku ve tat duyusunda kayıp olabilir. Sinüslerin tıkanmasına bağlı baş ağrısı, geniz akıntısına bağlı hırıltılı solunum ve öksürük görülebilir. Sıklıkla diğer solunum yolu enfeksiyonları ile karışabilir ve tanı atlanabilir veya gecikebilir. Burun tıkanıklığının şiddeti sıklıkla geceleyin artar. Ve ağzı açık uyuma ağız kuruluğu ve horlama şikayetine sebep olabilir. Sonuçta uykuda bölünme ve hayat kalitesinde düşme görülür.
AR’ in tanısı aile öyküsünü, iyi bir fizik muayene ve laboratuar değerlendirmeyi içermesi gerekir. Tanısı erken bebeklik dönemiyle birlikte, genellikle yaşamın 6. yılında konulabilmektedir.

AR’ in risk faktörleri; Atopiyi içeren iyi bir aile öyküsü, altı yaşından önce serum IGE düzeylerinde 100 IU/mL’ den daha fazla artış ve yüksek sosyoekonomik sınıfı içerir. AR erken bebeklik döneminde mama ve besinlerle tanıştırılan çocuklarda görülme sıklığı artar*. Ağır ev alerjenlerine maruziyet ve özellikle yaşamın 1. Yılından önce yoğun sigara dumanına maruz bırakılan anne bebeklerinde bu kolaylaşır*. AR’ in tanısı üst solunum yolları enfeksiyonu ya da yapısal anormalliklerin yokluğundaki semptomlara dayanır. AR hapşırık, burun akıntısı, nazal kaşıntı ve burun tıkanıklığını içeren semptomlar ile karakterizedir ve artan IgE, spesifik IgE antikorları ve pozitif allerjik deri testlerine dayanır. Mevsimsel AR aile öyküsü ve deri test sonuçlarıyla PAR’dan ayrılır. İnfeksiyöz rinit gibi diğer non alerjik durumlar, nazal deviasyon ve nazal polipozis içeren yapısal problemler, rinitis medikamentoza, gebelik ve hipotiroidizimle ilişkili hormonal rinitis ve vaskülitler AR i taklit edebilir.
Fizik muayene; bulgular anormal yüz gelişimi, dental maloklüzyonu, nefes alırken sürekli ağzın açık kalması, gözaltlarında morluklar ve transverse nazal kırışıklık
AR’ li çocuklarda orta kulak iltihabı, sinüzit, seröz otit gelişimi sık görülür. Egzema ve astım bronşit ile birlikte bulunabilir veya manifest bir bulgu olarak karşımıza çıkabilir.
Spesifik IgE alerjeninin tespit edilmesi için en iyi metot olan deri testleri; hassas ve ucuzdur, rahatsızlık vermez ve riskleri azdır. Deri testleri bir yaşından küçük çocuklarda mevsimsel alerjenlere sıklıkla pozitif reaksiyon göstermez. Burundan alınan sürüntü örneklerinde tespit edilen eozinofili AR tanısını destekler.

TEDAVİ: Tedavinin temel hedefi şikayetlerin hafifletilmesi ya da güvenli ve etkili korunmadır. Özellikle yastık, döşeklerin havalandırılması akarların azalmasını sağlar ve yatak çarşaf ve battaniyelerin her hafta sıcak su ile yıkanması gerekir. Hayvansal alerjenlerden korunmanın en etkili yolu evde beslenen hayvanlardan kurtulmaktır. Hepafiltre küf sporlarının miktarını azaltır. Yine uzun yola çıkıldığında arabanızın yağı değiştirildiğinde mutlaka polen filtresini de değiştirmeyi unutmayınız.
Son yıllarda alerjik rinitin tedavisinde daha yoğun olarak kullanılmaya başlanan topikal steroidlerin nazal semptomların tedavisinde oldukça etkili olduğu bildirilmektedir. Özellikle inatçı seyreden durumlarda kullanılmalıdır. Bu ajanlar eozinofilik inflamasyonlu AR’ in bütün semptomları için etkilidir. Tedaviye cevap vermeyen durumlarda bir alerji doktoruna başvurulmalıdır. Maliyet etkinlik karşılaştırıldığında en etkili olan veya etkinliği en iyi olan nazal steroidlerdir. Yapılan araştırmalarda Nazal siteroidlerin burundan en az oranda emildiğini, en çok ise mide ve bağırsaktan emildiğini ortaya koyar. En çok korkulan yan etki bilinenin aksine, burun yerine bağırsaktan emilimleri sonucu oluşur. Uzun etkili steroidler üzerine yapılan, uzun ölçekli çalışmalarda çocuklarda boyda uzamayı azalttığıdır. Orta etkililerde buna pek rastlanmıyor (Mometazon, budesonid).

UNUTMAYIN! NAZAL STEROİDLER; Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırık ve kaşıntının yer aldığı ALLERJİK RİNİTİN 4 kardinal yakınmasına da etkilidir. Akut Rino-sinüzite de etkilidir, antibiyotiklerle beraber kullanılır.
Özellikle antihistaminikler içinde yeni kuşak Desloratadin ve Feksofenadin kimyasalı daha çok kullanılmaktadır. Desloratadinin, Allerjik Rinitte günde tek doz kullanılması ve yiyeceklerle ilaçlarla etkileşiminin az olması göz önüne alındığında diğerlerine üstünlük sağlar. Özellikle Mevsimsel tip alerjik rinitte (Mayıs, Haziran, Eylül) belli aylarda kullanılmaya başlanırsa daha etkili olduğu gösterilmiştir. Yine Nazal steroidlere yardımcı ilaç olarak etkinliği arttırır. Bu yeni kuşağın önemli bir avantajı da; ağız kuruluğu ve uyku verici özellikleri yoktur.

SİNUSİTİS OF TRİAD ASTMA ( Astım, nazal polipozisli sinüzit ve aspirin duyarlılığı) sıklıkla tedaviye zayıf cevap gösterir. AR hastaların %60’ında Astımla birliktelik görülür. Her iki bozukluğa sahip olan hastalarda AR’ in şiddetlenmesi astımın kötüleşmesiyle aynı zamana rastlar ve nazal inflamasyonun tedavi edilmesi sıklıkla bronkospazmı azaltır. AR ile ilişkili olan postnazal drip çoğunlukla dirençli ya da tekrarlayan öksürüğün sebebidir. Östaki borusunun tıkanıklığı ve orta kulak effüzyonu sık görülen komplikasyondur. Kronik alerjik inflamasyon geniz eti ve bademciklerin büyümesine sebep olur. İlk önce obstrüktif uyku apnesiyle ve daha sonra östaki tüp obstrüksiyonuyla seröz effüzyon ve orta kulak iltihabıyla ilişkili olabilir. Kronik sinüzit AR’ in sık görülen komplikasyonudur.
Bu süreklilik gösteren ve tekrarlayan hastalığın kurbanı olan çocuklar tam olarak iyileşememenin verdiği hayal kırıklığı içinde; bazıları kognitif bozukluklar kazanırlar. Bu çocuklarda hayat kalitesiyle ilgili yapılan yayınlarda; endişe hali, bir noktaya yoğunlaşma yeteneği ve öğrenmeyi etkileyen fiziksel, sosyal ve duygusal baskı bildirilmiştir. Bu bozukluk baş ağrısı ve yorgunluk, günlük aktivitenin kısıtlanması, uykuda bölünme ve okul devamsızlığına yol açar. Çocukların bir kısmı burun kaşıntısı ve tıkanıklığını işaret parmaklarını burnuna sokarak veya karıştırarak bunu çözmeye çalışırlar. Eğer çocuğun bu hareketleri iyi değerlendirilmez ise altta yatan AR AR’ in tedavisi geciktirilmiş olabileceğinden ilerde toplum içinde burun karıştırma şeklinde davranışsal ve ruhsal bozukluklara zemin hazırlar.
DAHA KALİTELİ BİR YAŞAM DİLEĞİYLE; BURUN TIKANIKLIĞI, BURUN AKINTISI, BURUN KAŞINTISI ve ÖZELLİKLE SABAHLARI ARD ARDA HAPŞIRIK NÖBETİ olan çocuklarımızı bir uzmana gösteriniz. Sevgi ve sağlıcakla kalınız.
Uz. Dr. Cenap Erkan KARAKURT / Yazarın Diğer Yazıları
(KAYNAK:* Nelson Textbook of pediatrics)


Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 17 Mart 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın