Beyin Ya Da Akıl Tutulması…

yorumsuz
736
Beyin Ya Da Akıl Tutulması…

Beyin Ya Da Akıl Tutulması…
Halk arasında sivri zekalı olarak adlandırılan kişiler; pratiklikleri ile insanların gönlünde yer ederlerdi. Bugünün Türkiye’sinde pratik zekalı insanlara az rastlanır oldu.
“İşleyen demir pas tutmaz.” der atalarımız… Zamane gençliği; muhakeme etmiyor, analiz ve sentez yapamıyor. Sebebi gayet basit: OKUMUYOR! Kendini ifade edebilecek kelime haznesi sınırlı, düşüncelerini söze ve yazıya dökemiyor. Ve doğal olarak beynini çalıştırmıyor. Yiyecek kültüründe Olduğu gibi teknoloji kültüründe de hazırcılık on plana çıkıyor. Giriyorlar “Google” a işlem tamam!

Robotlaşıyoruz, kendimizden ve toplumdan uzaklaşıyoruz, yabancılaşıyoruz.
Eğitim Sistemimiz, var olan noksanlıklar üzerine kurgulanmalı, yeniden yapılandırılmalıdır.

Kargalar Üzerine..

Kargaları sever misiniz bilmiyorum?
Karga deyip geçmemek lazım…
Hele su Yunanistan ve Bulgaristan kargalarına ayrı bir ilgim var…
Nasıl ki bizler yani Evlad-i Fatihanlar kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıysak; kaybettiğimiz topraklarda Osmanlıyı gören ve hala yasamaya devam eden canlılardır kargalar…
Kargalar Osmanlıyı gördü, Mustafa Kemal’i gördü!
Ya biz?

İçimizdeki Masallara Dair…

Belki De Hayata Dair…

“…Ben ağlayayım ve sen bana, ne kadar güzel ağlıyorsun, göz yaşların ne kadar güzel, de. Bana sonsuzluğa dair bir şey söyle. De ki varlığıma, de ki varlığına, de ki mutlak olana açılan yollara inancım pekişsin. De ki onun varlığından haberdar olayım. Güzel başını tahta bir rahleye dayayarak sen de ağla. Var olmuş olduğundan ve dahi var olmuş olacağından emin olayım. Bin bir türlü çeşitlemesine dalarak alemin evvela, bin bir merhalesinden, bin bir vadisinden geçerek; var olmayanın, gözle görülmeyenin mutlak güzelliğinde bulalım kendimizi.
Ve öyle bir an gelsin ki varlarla yetinmeyerek artık, yoklukları seçelim. Aynalarda görünmez olalım.”
Nun Masalları-Nazan Bekiroğlu

Hayata Dair…

Çocuklarımıza Dair…

Televizyon arıza yapınca evin hanımı bir tamirci çağırmış.
Tamirci gelip TV’nin arkasını açmış ki, bir sürü ekmek kırıntısı… Tabii kimin yaptığı hemen anlaşılmış: Evin dört yaşındaki minik kızı.
Bu durum hangi ailemizde gerçekleşirse gerçekleşsin ilk göstereceğimiz tepki genellikle öfkeli bir davranıştır. Tamircinin yanında çocuğa bağırılır; hatta aşırı giderek çocuğu pataklayanlar olur…
Fakat anne öyle yapmamış, çocuğuyla konuşmayı denemiş ve öğrendiklerinden sonra hüngür hüngür ağlamaya başlamış:
Çocuk, ekranda Afrika’daki aç çocukları gördükçe mutfaktan ekmek alıp, televizyonun açık bulduğu tek yerinden, arkasındaki ızgaralardan içeriye, onlara ekmek atıyormuş…
(Mustafa TEZCAN)

Ahmet  HACIOĞLU / Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü / Yazarın Diğer Yazıları


Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 7 Mayıs 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın