Beyinle ilgili en yaygın 5 hurafe

yorumsuz
608
Beyinle ilgili en yaygın 5 hurafe

Beyinle ilgili en yaygın 5 hurafe

Tüm Üstün Zekâlılar Derneği Başkanı Tunahan Coşkun, beyinle ilgili peşinen kabul edilen ve bilimsel gerçekliği ispatlanmamış ya da çalışmaların yanlış şekilde yorumlanmasıyla ortaya çıkmış hurafeler hakkında uyarılarda bulundu.

KLASİK MÜZİK DİNLETİLEN ÇOCUKLAR DAHA ZEKİ OLUR
Bu fikri destekleyen herhangi ilmi çalışma ya da veri bulunmuyor. Harvard Eğitim Bilimleri’nden Prof. Kurt Fisher, The Mythsand Promises of the Learning Brain adlı makalesinde, “Mozart etkisini” şu şekilde anlatmaktadır: “1992 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacıların üniversite öğrencileriyle yaptıkları bir çalışmada, öğrenciler sınava girmeden önce 20 ya da 30 dakika Mozart’ın senfonilerini dinlediklerinde, problem çözmeyle ilgili testlerde az bir farkla daha yüksek puanlar almışlardı. Bu oldukça normaldi. Çünkü beynin belirli kısımları uyarıldığında, kısa süreler içinde kişilerin performansının da artacağı ispatlandı. Ancak ne yazık ki bu netice basın tarafından fazlasıyla büyütüldü.”

HER ÇOCUK FARKLI BİR ÖĞRENME STİLİNE SAHİP
En çok da kişisel gelişimcilerin ve bu alanda kitap yayımlayan insanların işine gelen bir hurafe. Tabi ki her çocuğun farklı bir öğrenme stili olduğu iddiası, özel eğitimin önünü açacağı için, bu yolla oluşturulan pazarı kurmada büyük bir fırsat sunuyor. Ancak bir çocuğun tek bir öğrenme stiline sahip olması, bilim adamları tarafından pek de cazip karşılanmıyor. Bilimsel sahada destek bulmamaya başlayan bu görüş, halk arasında hâlâ kabul görüyor. Aslında çocuklar için tek bir öğrenme stilinden bahsedilemez. Çocuklar birçok yönüne hitap edebilecek ortamlara dahil edilmelidir. Bu onların gelişimleri yönünde daha büyük fayda sağlayacaktır.

UYUYAN ANILARIN UYANMASI

Günlük hayatta biriyle problem yaşadığımızda, “Senin çocukluğuna inmek lazım” diye bir espri dilimize pelesenk olmuştur. Çünkü inanılan şey, bizim yaşadığımız olayları beynimizin âdeta bir kaset ya da video oynatıcısı gibi aynen hatırladığına dair bir hatadır. Aslında beynimiz sadece önemli kabul ettiği kısımları kaydediyor. Daha sonra bunu hatırlamak gerekirse daha anlamlı ve tutarlı hale getirmek için bazı ayrıntıları uyduruyor. Sandra Aamodt ve Sam Wang bu yanlış anlaşılmanın zaman içinde çok trajik olaylara sebep olduğunu belirtmektedir. Bu konuyla ilgili birçok araştırma yapılmıştır. Yine bunlardan birinde deneklere daha önce sorulan sorulara aynı denekler yıllar sonra daha farklı cevaplar vermişti. Araştırmacılar bu konuyu desteklemek için laboratuvar çalışmaları da yapmışlardır.

KAFASI BÜYÜK OLANLAR DAHA ZEKİ OLUR
1970’lerde Amerika’da bazı biyolog ve eğitimcilerin şiddetle karşı çıktığı korkunç bir iddia ortaya atılmıştı. Çocukların kafataslarının büyüklüğüyle öğrenme becerilerinin arasında bir ilişki olduğu iddia ediliyordu. Kafatası küçük olan çocukların öğrenme zorluğu çekeceği söyleniyordu. Bu, elbette ki hiçbir biyolojik dayanağı olmayan, baştan aşağıya saçmalıklarla dolu bir iddia idi.

SADECE YÜZDE 2-3’ÜNÜ KULLANIYORUZ
Bu efsane 100 yıl önce ABD’de ortaya atıldı. Günümüzde ise bütün dünyayı sardı. Bu iddia beyinle ilgili kabul edilmesi en zor olan hurafelerden birincisidir. Beyin üzerinde yapılan çalışmalarda bu inanışın bütünüyle saçma olduğu belirtilmektedir. Beynimiz son derece faaldir ve onun tamamına ihtiyaç duymaktayız.



Eklenme Tarihi: 29 Nisan 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın