Çocuklarda Bayılma

yorumsuz
1.048
Çocuklarda Bayılma

Çocuklarda Bayılma

Sevgili dostlarım, yabana atılmayacak kadar önemli bir konudur. Özelliklede çocuklardaki bayılmanın çok iyi analiz edilmesi gerekmektedir.

Bayılmayla gelen çocuklar incelendiğinde; çoğunun adölesan(ergenlik) çağındaki çocuklar oluşturmaktadır. Genelliklede, -doktorum okulda aniden düştü, bayıldı, yığıldı- gibi şikâyetlerle acile getirilirler. Sizleri sıkmamak için konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, kestirmeden değil, yaşanmış bir olayla uzun yoldan anlatayım.

Ayşe 13 yaşında sağlıklı bir kızdır. Herhangi bir ilköğretim sınıfının vıı. Sınıfında okumaktadır. Babasını kaybedeli iki yıl olmuştur. Annesi ve iki kardeşiyle birlikte yaşamaktadır. Ailenin ekonomik durumu iyi olduğundan, babası vefat ettikten sonra parasal sorun yaşamamışlardır. Bununla birlikte Ayşe’nin çok duygusal olması ve en çok ihtiyacının olduğu dönemde, babasını kaybetmesi nedeniyle, her gün artarak büyüyen yalnızlığı yaşar. Sorularının cevaplarını bulamayan Ayşe, gittikçe içine kapanır. Etrafında birçok arkadaşı vardır. Ancak onu anlamaktan çok uzaktırlar. Bazen sebebini bilmediği bir sıkıntı hissi, tamda döşünün üstüne oturur, kalbi birdenbire hızlı atmaya başlar, bulunduğu yerde çöker öylece o halin geçmesini beklerdi. Allah’tan 5-10 dakika sonra geçer, yeniden doğmuş gibi hissederdi. Biliyordu bu düşünceler, belki de küçük bedeninin kaldıramayacağı kadar ağırdı.

Yine her zamanki gibi sıradan bir gün; Ayşe erkenden okula gitmiş, ders zili çalıncaya kadar bahçede arkadaşlarını beklemektedir. Aslında okulu çok sevdiğinden değil, belki de içindeki sıkıntıdan kaçarak okula sığınıyordu. Nihayet ders zili çalmış ve öğrenciler sınıflarına girmişti. Ayşe bir hafta önce yazılı sınav oldukları matematik dersindedir. Öğretmen masasına oturur, sınav sonuçlarını açıklıyorum der. Ayşe’yi yine tuhaf bir sıkıntı kaplar. Kalbi yerinden çıkacak gibi çarpıyordur. Yine o malum ağrı, tamda döşünün ortasında, onu sıraya mıhlamış kıpırdamasını engeller gibidir. Allah’tan 1-2 dakika sonra bu hal sona erer. Ecel teri dökmüş gibidir. Parmak kaldırır, yüzünü yıkamak için izin ister.

Sınıfa geri döndüğünde; yazılı kâğıdının öğretmeninin elinde olduğunu görür. İnfazını bekleyen kader mahkûmu gibi olduğu yerde durur. Öğretmen kendisine yönelerek;

–Ayşe kızım ne yazık ki, hiç çalışmıyorsun, dersle pek ilgin yok, otur 1(bir) aldın der.

—birden gözleri dolar ve hıçkırıklarına kayıtsız kalır.

–kızım neden ağlıyorsun?

–bilmiyorum hocam.

–yahu hem çalışmıyorsunuz, hem de düşük not alınca gururunuz inciniyor.

–hocam gerçekten çalışmak istiyorum. Ama kaç kez dersin başına oturduysam da bir türlü kendimi derse veremiyorum.

–ozaman bir pisikiyatris’e git kızım, sende rahat et bizde rahat edelim.

Ayşe kendisini hiç bu kadar aciz hissetmemiştir. Arkadaşları dışarıya çıkarmak zorunda kalırlar. Hemen akabinde ders zili çalar ve öğrenciler bahçeye çıkarlar. Ayşe yarım saat önce sınıfta yaşadıklarının hala etkisi altındadır. Bahçede arkadaşlarıyla hem dolaşır hem de dertleşir. Aradan çok geçmemiştir. Ayşe’nin birden başı döner ve kendini yerde bulur. Arkadaşları çığlık atarak nöbetçi öğretmeni çağırırlar. Ayşe öylece yerde yatıyordur. Hemen öğretmen kucağına alıp, yakındaki sağlık ocağına götürürler. Sağlık ocağında gözlerini açar.

–bana ne oldu der. Anlamsız anlamsız etrafına bakar.

Doktor: korkma kızım her şey yolunda sadece bayıldın ?! Der.

Doktor: olayı gören varmı?

Öğrenciler hep bir ağızdan: biz gördük derler. Bahçede yürüyorduk. Birden bire kendini kötü hissettiğini söyleyerek yere yığıldı.

Doktor: ne kadar sürdü?

Öğretmen: yaklaşık 10-15dk önce oldu. Hemen buraya getirdik.

Doktor: daha önce böyle bir şey olmuş muydu?

Öğrenciler : daha önce okulda olmadı. Ancak Ayşe, bugün imtihandan kırık not aldı, çok üzülüyordu. Sonrasında da bu durum oldu dediler.

Doktor:bu hali, yaşamış olduğu yoğun stres ve sabah kahvaltısını yapmamasıyla ilişkili olabilir.

Evde bugünlük dinlensin, istirahata ihtiyacı olduğunu söyleyerek taburcu eder. Devam edecek.

Sevgili dostum Yusuf, sizlerin varlığı sayesinde tekrar yazma isteği hâsıl oluyor. Vakit buldukça yaşanmışları paylaşmaya devam edelim. Gelelim kahramanımız Ayşe’ye

Ayşe, doktorun tavsiyesine uyar, bir kaç gün dinlendikten sonra artık kendini daha iyi hissetmektedir. Arkadaşlarını ve okulunu özler. Nihayet okulda günler günleri, haftalar haftaları kovalar. Ayşe yine okul bahçesinde arkadaşlarıyla dolaşmaktadır. Ayşe aniden durur, yine malum sıkıntı, arkadaşları konuşuyor ama duymuyor. Alnında boncuk boncuk terler birikir. Kalbinin atımlarını kulaklarında hisseder, gözleri kararır, yere düşer. Gözlerini açtığında bu sefer devlet hastanesindedir. Doktorlar kendi arasında konuşmaktadır.

–doktor-1:acaba bu konversiyon olmasın, çocuk babasını kaybettikten sonra, içine kapanmış, ruhsal çökkünlük içindeymiş. Daha öncede herkesin içinde, okulda bayılmaları olmuş. Her halde bu durumu kullanıp, herkesin dikkatini üzerine çekmek istiyor. Bir pisikiyatriste gösterelim der.

–doktor-2:benim görüşüm bu konversiyondan ziyade, atonik nöbet gibi duruyor. Bu ikisini ayırt etmek için, eeg kontrolü uygundur. Gerekirse de görüntüleme yöntemleri de kullanılabilir.

İlerleyen günlerde ayşe bir psikiyatr tarafından muayene edilip, depresyona yönelik tedavi verilir. Daha sonra eeg çekilip, bayılmaların alltta epileptik bir odaktan mı kaynaklandığına bakılır. Tetkik sonucu normaldir(Ayşe’de sara hastalığı yoktur.).

–doktor-3: arkadaşlar; bu yaş gurubu ve en sık bayılma sebebinin vazo-vagal senkop olduğu, göz önünde tutulursa, tutum önerilerinde bulunmamız gerekir. Tansiyonu normal ama ani hareketlerle birlikte ani tansiyon düşmesine bağlı olma ihtimali yüksek gibi. Özelliklede sabah yataktan kalkarken, uzun süre bir yerde otururken ani kalkışlarda, açlık dönemlerinde ve uzun süre ayakta kalmaya bağlı, bayılmanın olabileceği, dikkat etmesi gerektiği tembihlenmelidir. Özellikle bulunduğu yerden kalkarken yavaş yavaş ve mümkünse bir yere tutunarak kalkmalıdır.

–doktor-4: arkadaşlar bu söylenenlerin hepsine katılmakla birlikte unutulan bir nokta var. Hastanın anlattıklarından göğsünde sıkışma hissi olduğu ve çarpıntısı olduğu anlaşılıyor. Bunun altından kalp kökenli bir hastalıkta çıkabilir. Bunun tetkiki ancak üniversite hastanesinde olacağından sevk etmemiz gerekecektir. Denir. Devam edecek sağlıcakla kalınız.

Sağlıcakla kalınız.

Uz. Dr. Cenap Erkan KARAKURT / Yazarın Diğer Yazıları

Not: Sitenin tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
www.egitimedair.net / Eğitime dair ne varsa….


Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 15 Mart 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın