Tarihte Mumyalama

yorumsuz
1.086
Tarihte Mumyalama

Tarihte Mumyalama
Ahirete iman meselesi atamız Hz. Adem’den bu yana insanlığın ilgilendiği ve merak ettiği konuların başında gelir. Bu inancın gereği olarak madden ve manen ahirete hazır gitmek, Yaratıcının huzuruna iyi hasletlerle çıkmak önemli bir mesele halini almıştır. Ölülerin mumyalanması da ,eski toplumların bir çoğunda ,insanın ölümden sonraki yaşamını güvence altına almada önemli bir metoddur.
Cesetlerin bozulmasını engellemek için birtakım kimyasal maddeler ve ilaçlarla cesetlere  işlem yapılmasına “mumyalama” denir.Bir çok medeniyette mumyalama örnekleri vardır.Mısır’da ,İnkalar’da  ,Avustralya Yerlilerinde ve Orta Asyada ki Türk topluluklarında. Ama  mumya deyince Mısır, Mısır deyince de mumya akla gelir.Çünkü mumyalama işini dünyada en iyi yapan Mısırlılardır.İnsan ruhunun, vücut var olduğu müddetçe yaşayacağına inanan Mısırlılar mumyalamak istedikleri cesetleri önce kızgın kuma gömerler,cesedin içindeki su ve kan ayrıştıktan sonra ,vücut kurur.Ölülerinin yanına yiyecek ,içecek,hayatta iken kullandığı eşyalar konulur. Çeşitli mumyalama yöntemleri vardır.Bunlardan ilki kalp dışındaki tüm organlar çıkarılır ,vücudun boşlukları baharat ve reçine ile doldurulurdu.Daha sonra ceset güherçile ya da potasyum nitrat içinde yetmiş gün bekletilirdi.Diğer yöntemde ise cesede sedir yağı şırınga edilir ve yetmiş gün kadar güherçile içinde tutulmasıydı.Sonrasında ise ceset bandajlarla sarılır ve üzerine mürekkeple dualar yazılırdı.Mumyalama işlemi bittikten sonra ise vücudunun kalıbına göre ahşap tabutlara konulurdu.Eski Türk dini inanışında da öldükten sonra dirilme inancı olması sebebiyle cenazelerini mumyalamışlar .Günlük eşyalarını atlarını ,oda şeklini verdikleri kurganlara (mezar) koymuşlardır.Hunlar ölülerini belirli zamanlarda ,özelliklede ilkbahar ve sonbaharda gömmekteydiler. Ancak günümüze çok azı ulaşabilmiştir. Nedeni ise ya defineci ya da tarihi eser kaçakçılarının saldırılarına maruz kalmalarıdır. Türkler İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra bu eski adetlerine genel olarak son vermişlerdir. Ancak özellikle Anadolu Selçuklu ve Osmanlı’nın bazı padişahlarının cesetleri mumyalanmıştır.

Selçuklu ve Osmanlı’da mumyalama işlemleri ne için yapılırdı?

Selçuklular, Müslüman olmalarına rağmen sultanları ,değerli komutanları ve beyleri için mumyalama işlemini yapmışlardır.Gerçekte dini inançlarla çelişir gibi görünen bu gelenek eski alışkanlıkların bir belirtisi ve ölen sahsa duyulan saygının bir göstergesidir.Bugün Amasya’da ,Karaman’da ,Kayseri’de  ve Sivas’da mumyalı cesetlere rastlanmaktadır. Osmanlı da ise bu durum tamamen zorunlu sebeplerle yapılmıştır.Osmanlı’da İlk mumya örneği I.Murat’a aittir.Cesedi tahnit edilerek Bursa’ya getirilmiş hatta iç organları şehit düştüğü yere gömülmüştür.Bugün burada bir türbe bulunmakta ve  halk arasında ‘’Meşhed-i Hüdavendigar’’adıyla anılmaktadır.

İkinci mumya örneği Yıldırım Bayezid’a aittir.Oğlu Çelebi Mehmet’ in ölümü ise oğlu II.Murat’ın Bursa’ya gelişine kadar saklanır.Rum tarihçisi Dukas  olayı şöyle nakleder:’’ “Edirne sarayında vefat eden Sultan Mehmet’in cesedi kırk gün sarayda saklandı ve ölümünü dört kişiden başka kimse bilmiyordu. Bilenler, Bayezid, İbrahim ve iki hekim.  Bunlar her gün saraya gidip çıkıyorlardı tedavi için etraftan ilâçlar getiriliyor diye ortalığın şüphesini uyandırmak istemiyorlardı. Hekimler ölünün karnını açarak bağırsak, ak  ve  kara   ciğerlerini çıkarıp cesedin içini kâmilen yıkadılar ve cesetten çıkardıkları maddeleri ölünün bulunduğu odayı kazarak gömdüler ve sonra cesede ıtriyat sürdüler ve kefenlediler ve hayatta imiş gibi yatağa yatırdılar.”

Fatih  ile Kanuni’nin mumyalanma hikayeleri hayli ilginçtir.İsmail Hakkı  Uzunçarşılı, 1975 yılında Türk Tarih Kurumu’nun çıkarttığı hacimli üç aylık “Belleten” dergisinde Topkapı Sarayı Arşivlerine dayandırarak Fatih Sultan Mehmed’in ölümünü anlatıyor.

“…Fatih Sultan Mehmed’in gasl edilmesi de elemli olmuştur. Yazın sıcağında on günden ziyade elbisesi ile kapalı kalan ceset koktuğundan yanına kimse gidememiş Baltacılar Kethüdası Kasım ile ânın usta dediği tahnit memuru ölüyü beraber soyup dahili ağşasını (iç organlarını) çıkarmak sûretiyle mumyaladıktan sonra kefenlenmiştir ve sonra da merasimle defnedilmiştir’’

Kanuni’nin Vefatı ve mumyalanması

Sokullu, Kanuni’nin ölümünü vezirlerden bile saklar. Çünkü Zigetvar kuşatması devam etmektedir.Sultan’ın ölüm haberi ordunun moral ve motivasyon gücünü kıracağından ölümü saklanır.“Tabib  İbn  Kaysun, İmam Derviş Efendi ve rikâbdar Mustafa Ağa ve Musâ Ağa ve Hasan Ağa, cümlesi on iki nefer kimesne mübarek cesedini gasledüp tekfin eyleyüp namazunu kılup tabut ile taht altında emanet kodular.” İç organları çadırında yatağının bulunduğu yere gömülerek cesedi tahnit edildi. Tahnit işlemi türlü ilaçlar, misk ve amberlerle yapılıp ceset sımsıkı muşambalara sarılarak bir tabuta yerleştirildi; tarihçilerin deyimiyle Sokollu, Kanuni’yi âdeta pastırma yaptı! Kanuni’nin ölüm tarihi de 21 Haziran. Yaz sıcağının en kuvvetli olduğu bir zamanda koca padişah mumyalanmış olarak 48 gün saklanıyor.

Osmanlı padişahlarından Osman Gazi, Murat Hüdâvendigâr, Yıldırım Bayezid, Çelebi Sultan Mehmet, İkinci Murat’ın cesetleri muhtelif sebeplerle mumyalıdır. Emir Süleyman Çelebi ile Musa Çelebi ve Kanuni Sultan Süleyman’ın cesetleri de mumyalıdır.

Ulaş Salih ÖZDEMİR  / Eğitimci- Yazar / Yazarın Diğer Yazıları

www.egitimedair.net / Eğitime dair ne varsa…


Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 14 Mart 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın